19. Yüzyılda Osmanlı Devlet Matbaasında Mesleki Sınırlar: Ya da Hattat-Mürettip Mehmed Râcih Efendi Neden Ruznamçeci Olmak İstedi?
Anahtar Kelimeler:
Matbaa- Takvîm-i Vekâyi‘hâne-i Âmire Nezareti- Tab‘hâne-i Âmire- Ta‘lik hurufatı- Ta‘lik Mürettipliği- Ruznamçecilik- Mehmed Râcih Efendi- Yesârîzâde Mustafa İzzet EfendiÖz
19. yüzyılda Osmanlı devlet matbaasına dair çalışmalar, büyük ölçüde hukuki düzenlemeler, teknik gelişmeler ve yayın politikalarına odaklanmış; buna karşılık kurum içi iş bölümü, mesleki oluşumlar ve insan unsuruna sınırlı yer ayırmıştır. Oysa bu erken dönemde matbaa, bürokrat memurların, yazma kültüründen gelen aktörlerin ve matbaa zanaatkarlarının bir arada çalıştığı dinamik bir çalışma alanıdır. Bu makale, söz konusu yapı içerisinde özgün bir iş kolu olarak öne çıkan ta‘lik mürettipliğini merkeze alarak hattatların matbu ortama uyum sürecini ve tipografik hurufatın çeşitlenmesindeki rollerini birlikte ele almaktadır. Ayrıca, bu geçiş sürecinde izi sürülebilen az sayıdaki aktörlerden biri olan Mehmed Râcih Efendi örneği üzerinden, bir ta‘lik hattatının matbaada mürettip olarak konumlanmasını ve akabinde mali bir görev olan ruznamçeciliğe talip olmasını incelemektedir. Râcih Efendi’nin 1848 tarihli layihası ile dönemin nazırının mütalaasını karşı karşıya getiren bu inceleme, mesleki uzmanlığın devlet matbaasında hangi koşullarda idari yetkiye dönüşebildiğini ve bu dönüşümün hangi noktalarda hiyerarşik sınırlarla karşılaştığını somut bir ihtilaf dosyası üzerinden göstermektedir.